English   |   Deutsch   |   Français   |   Español   |   Pусский   |   Polski   |   Nederlands   |   Shqip   |   Kiswahili   |   Azeri   |   Bosanski
 
İNSAN hakkında
BİLİNÇ SIÇRAMASI

Sen, eğer Mutlak, "Tek" varlığın bir kısım özelliklerine ayna olmak üzere var edilmiş bir birim isen; aynanda, O Mutlak varlık, kendindeki hangi özellikleriyle seyretmeyi dilemiş ise, buna uygun bir programı, senin için meydana getirmiştir!..

Bu programın gereği olarak sen, seni bireysellikten, bedensellikten, kendini beden olarak kabul etmene dönük hallerden kurtarıcı olaylar dizisi içine düşersin... Çünkü senin için böyle bir program murad edilmiştir!..

Bu programının gereği olarak, bedenin istek ve arzularına cevap vermeyen bir yaşam içine girersin.

Gün be gün yaşadığın olaylar içinde maddeden ve birimsellikten uzaklaşmağa, soğumağa, nefret etmeğe başlarsın. Bu durum da seni şuursal boyuta çeker. Veya halk deyimiyle senin, Allâh’a yönelmene yol açar. Madde senin için bir değer ifade etmemeğe başlar!..

Bunun, birimde ki algılanış şekli şudur...

"Artık, benim için dünya, madde, para pul, evlat, ana baba hiç bir şey ifade etmiyor" demeye başlarsın...

Böylece seni birimselliğe çeken şeyler, senden alınır; bilinç boyutuna doğru bir yönelim başlar. Bu yöneliş yapılan ibadetlerle gittikçe güç kazanır. Zikir, oruç, gece namazları vs. gibi...

Eğer senin için tam bir ayna olma hâli takdir edilmişse; öyle bir noktaya gelinir ki, bir anda sende bir bilinç sıçraması olur.

Ben, bilinç sıçraması tanımlamasını kullanıyorum... Veya başka bir ifadeyle, eskilerin dediği gibi, perde kalkar!.. Bu defa sen, bilinç olarak, bir üst boyutta kendini bulursun!..

Üst boyut; Akl-ı Küll boyutudur. Terkipsel şuur boyutu; Akl-ı cüz’dür.

Terkipsel boyutun üstündeki boyutun bilinci ise Akl-ı Kül boyutudur... Yani, bugünkü tabirle Kozmik şuur boyutu diyelim.

Hazır sırası gelmişken "CÜZ" ve "KÜL" tâbirlerinin de gerçeğini açıklayalım...

"İrade-i KÜL" ya da "Akl-ı KÜL" ve de "İrade-i Cüz", "Akl-ı cüz" tâbirleri kullanılır. Bunun anlamı şudur:

Hatırlayınız ki Varlık gerçekte TEK’tir!.. Kesret yani çokluk algılaması, vehmîdir yani birime takdir edilmiş programın oluşturduğu varsayımdır!..

Durum böyle olunca, ana sistemdeki irade ve şuur yani bilinç "KÜL" diye tanımlanırken; sistemin oluşturduğu programın meydana getirdiği birimden, ortaya çıkan akıl ve iradeye de "CÜZ" adı verilmiştir!..

Kişideki "irade" mâhiyet olarak orijinin aynı; potansiyel olarak farklıdır!..

"MÜRİYD" ismiyle işaret edilen Allâh’ın "İRADE" sıfatının "kül" ve cüz"deki mahiyeti aynıdır!.. Buna karşın, kişinin "fıtratının" oluşturduğu program dolayısıyla "irade" potansiyeli elbette ki son derece farklıdır.

"ALİYM" ismiyle işaret edilen Allâh’ın "İLİM" sıfatının, kesret âleminde terkiple açığa çıkışının adı "AKIL"dır. Sistemin aklının adı "Akl-ı KÜL"dür!.. Birimde terkipsel özellikler altında açığa çıkışında ise "Akl-ı CÜZ" adını alır.

İşte bilinç sıçraması ile kendini "akl-ı kül" mertebesindeki kavrayış kapasitesi içinde bulursan bir üst boyutta, senin tüm değer yargıların, varlığa, yaşama, mevcudata bakış açın değişir!.. İşte buna, eskiler; "Velâyet" mertebesi, "Allâh’a yakin" mertebesi demişlerdir.

Elbette her nesnenin değeri zıddı ile ortaya çıkar.

Buna karşın sen, Allâh’dan bîhaberlik durumunu yaşamak amacıyla yaratılmışsan; bu defa sende bedene dönük istek ve arzular ağır basar!.. Yeme-içme, giyme, para, seks, çevre vs. gibi dünyaya ve maddeye dönük bir yaşam arzulamağa; bütün bunları giderek daha çok istemeğe başlarsın...

Bedene dönük çıkarlar için yaşamaya, konuşmaya ve koşuşturmaya başlarsın. Bu durum da, her geçen gün senin beden batağında daha fazla batmana yol açar.

Bu arada sende, bedenin bu istek ve arzularının karşılanması süresince, "hayır"larla, güzel şeylerle karşılaştığını sanırsın ki, onlar senin için gerçekte, "şer"dir!..

Buna mukabil, seni maddeden soğutucu veya uzaklaştırıcı her hangi bir olayla karşılaştığın zaman ise sana zarar geldiğini düşünür, onun senin için şer olduğunu düşünürsün... Halbuki o, senin için hayırdır, sen bunu bilemezsin...

Şimdi burada önemli olan şu noktayı iyi düşünmek lazım...

Ben ne için varım?... Benim aslım ve hakikatim nedir?... Ben neyi yaşamak zorundayım?...

Bu suallerin cevabını kapsamlı bir biçimde düşünmeğe başlarsan işte o zaman senin için bir çok şeyler açıklık kazanmağa, sana kolaylaşmağa başlar...

Ama bu da ancak, eğer senin için o yakınlık mertebesi, derecesi takdir edilmiş ise kolay olur. Aksi takdirde, kolaylaşması mümkün değildir.. Yani, seni , Allâh kendisi için seçmişse,

"Allâhu yectebi ileyhi men yeşa’ " (42/13 )

"Allâh dilediğini kendisine seçer"

Âyetinde olduğu gibi, seni bilinç boyutuna yöneltir...

Şuur boyutuna yönelme; "Tek"liğe, yani, Allâh’ın Vahdâniyetine yönelmedir.

Bu yönelmenin neticesinde sen maddeye ve bedene dönük istek ve arzularından arınır, hakikatin gereği ne ise onu yaşamak için bir takım çalışmalar içine girersin.

İşte bu çalışmaların içine girdikten belli bir süre sonra, bu konunun ilminin de yardımıyla, kendi varlığının gerçekte var olmadığını; tüm varlığın O’nun varlığı olduğunu; her şeyin, O’nun kendi varlığından meydana getirdiği sûretler, mânâ terkipleri olduğunu farkedersin!.

Bunu farkettikten sonra da, biraz evvel bahsettiğim ayak kaymaları noktalarına gelirsin.

Yani ilham yollu "TEK"liği kavrayışın sonucunda karşına çıkacak ola girdaplara...

Burayı çok iyi anlamak zorundayız!..

AHMED HULÛSİ
1994
KENDİNİ TANI
İndirmek için tıklayınız
BİLİNÇ SIÇRAMASI - EBOOK   BİLİNÇ SIÇRAMASI - PDF
Yazdırmak için tıklayınız
AHMED HULÛSİ'NİN RESMİ WEB SİTESİ SADECE www.ahmedhulusi.org ADRESİDİR. FACEBOOK VE BENZERİ SOSYAL İLETİŞİM SİTELERİ VEYA HERHANGİ BİR İNTERNET SİTESİNDE, RESMİ WEB SİTEMİZ www.ahmedhulusi.org ADRESİNDEN ORİJİNALİNE SADIK KALINARAK YAPILMIŞ ALINTILARIN DIŞINDAKİ, AHMED HULÛSİ ADI ALTINDA YAZILAN, KONUŞULAN, SÖYLENENLERİN HİÇBİRİ AHMED HULÛSİ'YE AİT DEĞİLDİR. GEREĞİNCE DUYURULUR.
TELİF HAKLARI
® Eserlerimizin hiçbirinde telif hakından kaynaklanan herhangi bir tür bedel talebi yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED (aleyhisselâm)'ın bildirip açıkladığı "ALLÂH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücretsiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK ADRESİ BELİRTMEK ŞARTIYLA bireysel veya toplumsal iletişim araçlarıyla, internet üzerinden veya her yoldan çevrenizle paylaşabilirsiniz. Ancak yayınlarımızın hiçbiri bu vb. yollar kullanılarak çoğaltılıp yazılı izin almaksızın satılamaz. Allâh ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.
www.ahmedhulusi.org web sitesinin hosting hizmeti dataisdata.net tarafından verilmektedir.
Site yöneticisi: Cem ERDEMİRBİLEK
Ulaşmak için: cem@ahmedhulusi.org
www.okyanusum.com   www.allahvesistemi.org
Ahmed Hulûsi'nin eserlerini Kitsan Yayınevi'nden temin edebilirsiniz.
Tel: +90 (212) 513 67 69
online ziyaretçi: 19        ip adresiniz: 38.107.179.217
2012 ® Ahmed Hulûsi Resmi Web Sitesi. Tamamı ücretsiz kitaplar, kitapçıklar, sesli kitaplar, e-book'lar, sesli ve görüntülü sohbetler,
çeviriler, seslendirmeler ve ayrıca sürekli eklenen güncel yazılarla tüm insanlarla karşılıksız paylaşım.