English Deutsch Français Español Pусский Polski Nederlands Shqip Kiswahili Azeri
 
  TAKDİM
  1 - FÂTİHA
  2 - BAKARA
  3 - ÂL-U İMRÂN
  4 - NİSÂ
  5 - MÂİDE
  6 - EN'ÂM
  7 - A'RÂF
  8 - ENFÂL
  9 - TEVBE
  10 - YÛNUS
  11 - HÛD
  12 - YÛSUF
  13 - RA'D
  14 - İBRÂHİM
  15 - HİCR
  16 - NAHL
  17 - İSRÂ
  18 - KEHF
  19 - MERYEM
  20 - TÂ-HÂ
  21 - ENBİYÂ
  22 - HAC
  23 - MU'MİNÛN
  24 - NÛR
  25 - FURKAN
  26 - ŞUARÂ
  27 - NEML
  28 - KASAS
  29 - ANKEBÛT
  30 - RÛM
  31 - LUKMAN
  32 - SECDE
  33 - AHZÂB
  34 - SEBE'
  35 - FÂTIR
  36 - YÂSÎN
  37 - SÂFFÂT
  38 - SÂD
  39 - ZÜMER
  40 - MU’MİN
  41 - FUSSILET
  42 - ŞÛRÂ
  43 - ZUHRUF
  44 - DUHÂN
  45 - CÂSİYE
  46 - AHKAF
  47 - MUHAMMED
  48 - FETİH
  49 - HUCURÂT
  50 - KAF
  51 - ZÂRİYÂT
  52 - TÛR
  53 - NECM
  54 - KAMER
  55 - RAHMÂN
  56 - VÂKIA
  57 - HADÎD
  58 - MÜCÂDELE
  59 - HAŞR
  60 - MÜMTEHİNE
  61 - SAFF
  62 - CUM'A
  63 - MÜNÂFİKÛN
  64 - TEĞÂBUN
  65 - TALÂK
  66 - TAHRÎM
  67 - MÜLK
  68 - KALEM
  69 - HÂKKA
  70 - MEÂRİC
  71 - NÛH
  72 - CİNN
  73 - MÜZZEMMİL
  74 - MÜDDESSİR
  75 - KIYÂMET
  76 - İNSÂN
  77 - MÜRSELÂT
  78 - NEBE
  79 - NÂZİÂT
  80 - ABESE
  81 - TEKVÎR
  82 - İNFİTÂR
  83 - MUTAFFİFÎN
  84 - İNŞİKAK
  85 - BURÛC
  86 - TÂRIK
  87 - A'LÂ
  88 - ĞÂŞİYE
  89 - FECR
  90 - BELED
  91 - ŞEMS
  92 - LEYL
  93 - DUHÂ
  94 - İNŞİRÂH
  95 - TÎN
  96 - ALAK
  97 - KADR
  98 - BEYYİNE
  99 - ZİLZÂL
  100 - ÂDİYÂT
  101 - KÂRİA
  102 - TEKÂSÜR
  103 - ASR
  104 - HÜMEZE
  105 - FÎL
  106 - KUREYŞ
  107 - MÂÛN
  108 - KEVSER
  109 - KÂFİRÛN
  110 - NASR
  111 - TEBBET
  112 - İHLÂS
  113 - FELAK
  114 - NÂS

TAHRÎM SÛRESİ

SÛRE HAKKINDA ÖZET BİLGİ

Tahriym Sûresi, Medine-i Münevvere’de, tüm sûreler itibarıyla 106. veya 109. sırada nazıl olduğu rivayet edilir... 12 ayettir... Hz.Rasûlullah’ın hanımları ile arasında geçen bir olayadan sonra bazı yiyecekleri/veya bir cariye eşi’ni kendisine haram kılması dolayısıyla, “haram kılmak” anlamına gelen “Tahriym” adını almıştır... Hz.Rasûlullah’ın aile hayatına ait ayetleri dolayısıyla “Nebî Sûresi” diye de isimlenmiştir...

Tahriym Sûresinde: Bazı nübüvvet işleri, haram kılmak gibi... Aile ve eşler arasında bazı incelikler... Allah, Cibriyl ve mü’minlerin salihi Hz.Rasûlullah’ın dostudur... Aile reisi, ehlinden sorumludur... Meleklerde duygusallık yoktur... Mazeret geçersizidir... Nasuh Tevbde... İbretlik örnek Hz.Nuh ve Hz.Lut’un aileleri ve eşleri... Fravun’un karısı ve Hz.Meryem ile onların güzel örnekliği,... gibi konular açıklanmaktadır...

AYETLERİN MÂNÂSI

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHIYM

1-) Ya eyyühenNebîyyu lime tuharrimu ma ehallellahu leke tebteğıy merdate ezvacike, vAllahu Ğafurun Rahıym;
Ey O Nebî!... Allah’ın sana helal kıldığı şeyi, eşlerinin hoşnudluğunu talep ederek niçin (kendine) haramlaştırıyorsun?... Allah Ğafur’dur, Rahıym’dir.

2-) Kad feradAllahu leküm tahıllete eymaniküm* vAllahu mevlaküm* ve HUvel'AliymulHakiym;
Allah size, yeminlerinizi (keffaretle) çözmeyi (sağ ellerinizi/aklınızı bağlardan, kayıtlardan kurtarmanızı) gerçekten farz kılmıştır... Allah sizin Mevla’nızdır... O, Aliym’dir, Hakiym’dir.

3-) Ve iz eserrannNebîyyu ila ba'dı ezvacihi hadiysa* felemma nebbeet Bihi ve ezharehullahu 'aleyhi 'arrefe ba'dahu ve a'reda 'an ba'd* felemma nebbeeha Bihi kalet men enbeeke hazâ* kale nebbeeniyel'AliymulHabiyr;
Hani O Nebî (HatemünNebî), eşlerinden ba’zına (Hafsa’ya) sırren bir söz söylemişti... Vaktaki (Hafsa) (Bi-) onu (Aişe’ye) haber verip, Allah da onu O’na (Hz.Rasûlullah’a) izhar edince, (Hz.Rasûlullah) onun (o sözün) bir kısmını ta’rif etmiş ve bir kısmından vazgeçmişti... Nihayet (Hz.Rasûlullah) (Bi-) onu (o sözü) ona (Hafsa’ya) haber verince (Hafsa) dedi ki: “Bunu sana kim haber verdi?”... (Rasûlullah da) dedi ki: “Aliym, Habiyr (olan) bana haber verdi”.

Not: Bu ayetlerin konusu olan ilk sebep olay için iki rivayet vardır...

Birincisi: Hz.Rasûlullah s.a.v., Hz.Ömer’in kızı olan eşi Hafsa validemize “kimseye söyleme” diye tenbih ederek, cariye eşi Mariya’yı kendisine haram kıldığını ve kendisinden sonra sırasıyla Hz.Ebu Bekir ve Hz.Ömer’in halife olacaklarını sırren söyledi... Ancak Hafsa validemiz, Aişe validemize bunu anlattı...

İkincisi: Hz.Rasûlullah, eşi Zeyneb binti Cahş’a uğradığında, o cömert anamız Hz.Rasûlullah’a bal şerbeti ikram eder... Bu yüzden (Hz.Rasûlullah) biraz oyalanır... Bunu farkedip kadınca bir duygu ile karşılayan Hz.Aişe ve Hz.Hafsa validelerimiz, Hz.Rasûlullah yanlarına geldiğinde, kendisinden MEGAFİYR (çirkin kokulu bir zamk) kokusu geldiğini söylediler... Hz.Rasûlullah da “Ben megafiyr yemedim, belki balı yapan arı megafiyr yalamıştır” deyip bir daha bal şerbeti içmemeye yemin eder...

Şimdi burada konunun netleşmesi için iki hususu daha vurgulamak lazım...

Birincisi: Hz.Rasûlullah’ın eşleri arasında bir gruplaşma başgöstermişti... Aişe ve Hafsa validelerimiz bir tarafı, Zeyneb binti Cahş validemiz de diğer tarafı çekiyordu..

İkincisi: Takibeden 4.ayette de işaret edildiği üzere Aişe ve Hafsa validelerimiz, Hz.Rasûlullah’ın sevdiğine aykırı bir meyil ve taleb içinde oldular... Bu nedenle Hz.Rasûlullah sevdiği iki şeyi (ümmül veled unvanlı-İbrahiym’in anası cariye eşi Mariya ile halvet olmayı ve bal şerbetini), eşlerini (Aişe ve Hafsa’yı) hoşnut etmek için yeminle kendine haram etti...

Böyle bir durumda, O’nun Mevlası Allah, Cibriyl ve mü’minlerin salihi; melaike de arka çıkanı-işini yerine getireni?... Benzer durumda olan diğerlerine ise Allah selamet versin... Bilimsel gelişmeler erkek-kadın konusunda daha somut-gerçek bilgilere ulaştığında Kur’an ve Hz.Rasûlullah’a karşı hayranlıklar artacaktır...

4-) İn tetuba ilellahi fekad sağat kulubüküma* ve in tezahera 'aleyhi feinnAllahe HUve Mevlahu ve Cibriylu ve salihul mu’miniyn* velMelaiketü ba'de zâlike zahiyr;
Eğer ikiniz (Aişe ve Hafsa) Allah’a tevbe ederseniz (ne ala), (yoksa) gerçekten kalbleriniz (Hak’dan) meyletmiş/kaymış bulunuyor... Eğer O’nun aleyhine birbirinize yardım eder/destek olursanız, muhakkak ki Allah, O’nun mevlası’dır, Cibriyl de, mü’minlerin salihi (Hz.Ebu Bekir/Hz.Ömer) de... Ve ondan sonra melaike de zahiyr (yardımcı, Ona arka çıkan, Ona göre zahir olan) dir.

5-) ‘Asa Rabbuhu in tallakakünne en yubdi lehu ezvacen hayren minkünne müslimatin mu’minatin kanitatin taibatin 'abidatin saihatin seyyibatin ve ebkâra;
Eğer (O Nebî) sizi boşarsa, Rabbinin O’na sizin yerinize sizden daha hayırlı, müslime, mü’mine, kanite (itaat eden), taibe (tevbe eden), abide (ibadet eden), saiha (Allah için seyahat eden), seyyibe (dul) ve bakire eşleri vermesi umulur (muhakkak böyle olur).

6-) Ya eyyuhelleziyne amenu ku enfüseküm ve ehliyküm naren ve kudühenNasu velhıcaretu 'aleyha Melaiketun ğılazun şidadün la ya'sunAllahe ma emerehüm ve yef'alune ma yu'merun;
Ey iman edenler!... Nefslerinizi/kendinizi ve ehlinizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan Nar’dan koruyun… Onun (o nar’ın) üzerinde çok katı-kavi, çok şiddetli-sert-acımasız, kendilerine emretiği konuda Allah’a asi olmayan ve emredildiklerini (mutlaka) yapan melekler (burçlar, kuvveler) vardır.

7-) Ya eyyuhelleziyne keferu la ta'tezirulyevm* innema tüczevne ma küntüm ta'melun;
(Zebanilerden hitab şudur): “Ey kafir olanlar (gerçeği reddedenler) !... Bugün mazeret beyan etmeyin!... Siz ancak yaptıklarınız ile cezalandırılıyorsunuz!”.

8-) Ya eyyuhelleziyne amenu tubu ilellahi tevbeten nesuha* ‘asa Rabbuküm en yükeffire 'anküm seyyiatiküm ve yudhıleküm cennatin tecriy min tahtihel'enharu, yevme la yuhzillahunNebîyye velleziyne amenu me'ahu, nuruhüm yes'a beyne eydiyhim ve Bieymanihim yekulune Rabbena etmim lena nurena vağfir lena, inneKE 'alâ külli şey'in Kadiyr;
Ey iman edenler!... Allah’a Nasuh (çok nasihatçı, çok halis) bir Tevbe ile tevbe edin!... Umulur ki Rabbiniz kötülüklerinizi sizden keffaretler ve sizi altından nehirler akan cennetlere dahil eder... O Gün Allah, O Nebî (HatemünNebî) i ve O’nunla beraber iman etmişleri rezil-rüsvay etmez (birimsellik acizliğine düşürmez)... Onların nuru, önlerinden ve (Bi-) sağ taraflarında sa’yeder (koşar)... Derler ki: “Rabbimiz!... Bizim için nurumuzu tamamla ve bizi mağfiret eyle... Muhakkak ki sen herşeye Kadiyr’sin”.

9-) Ya eyyühenNebîyyu cahidilküffare velmunafikıyne vağluz 'aleyhim* ve me'vahüm cehennem* ve bi'selmasıyr;
Ey O Nebî!... Kafirler (gerçeği reddedenler) ve münafıklar (hakikata iki yüzlüler) ile mücahade et (vahdet realitesini anlat) ve onlara sert/katı davran (şirk, küfür ve nifaka karşı tavizsiz-amansız ol; hakikata sadık ol)... Onların sığınağı Cehennem’dir... Ne kötü dönüş yeridir o!.

10-) DarebAllahu meselen lilleziyne keferumraete Nuhın vemraete Lut* kâneta tahte 'abdeyni min 'ıbadiNA salihani fehanetahüma felem yuğniya 'anhüma minAllahi şey'en ve kıyledhulennare me'addahiliyn;
Allah, kafir olanlar için Nuh’un karısı ile Lut’un karısını (ibretlik) misal verdi... (O kadınların ikisi de) kullarımızdan iki salih kulun (nikahı) altında idiler... (Karıları) onlara (Nuh ve Lut’a) hainlik ettiler de (Nuh ve Lut), Allah’dan (gelen, olacak) hiçbir şeyi onlardan savamadı/onlara bir faydaları olmadı... (O iki kadına): “Girenlerle beraber ateş’e girin” denildi.

11-) Ve darebAllahu meselen lilleziyne amenumraete fir'avn* iz kalet Rabbibni liy 'ındeKE beyten fiylcenneti ve necciniy min fir'avne ve 'amelihi ve necciniy minelkavmizzalimiyn;
Allah, iman edenler için de Fravun’un karısını (ibretlik) misal verdi... Hani (Asiye) dedi ki: “Rabbim, benim için indinde, Cennet’te bir ev bina et!... Fravundan ve onun amelinden beni kurtar... Ve beni zalimler kavminden kurtar!”.

12-) Ve Meryemebnete 'ımranelletiy ahsanet ferceha fenefahna fiyhi min ruhıNA ve saddekat Bikelimati Rabbiha ve kütübiHİ ve kânet minelkanitiyn;
Ve fercini (avret yerini) bir kale gibi koruyan İmran kızı (iffet sahibi) Meryem’i de (iman edenlere misal verdi)... Onun (er kişi Meryem’in) içinde/içine ruhumuzdan nefhettik... Ve (Meryem) Rabbinin Kelimelerini ve Kitablarını (Tevrat, Zebur ve İncil’i?) (B sırrınca) tasdik etti (sıfatiyyun?) ve kanitiynden (teslim olup itaat edenlerden) oldu.

 

 
   
  www.ahmedhulusi.org