English   |   Deutsch   |   Français   |   Español   |   Pусский   |   Polski   |   Nederlands   |   Shqip   |   Kiswahili   |   Azeri   |   Bosanski
ALLÂH İLMİNDEN YANSIMALARLA
KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ
Dinlemek için
Okumak için
Kurân'ı Anlamak İçin Ön Bilgi Kur'ân-ı Kerîm Çözümü ile İlgili Önemli Açıklama Kur'ân-ı Kerîm'in Çözümü Zorunlu Bir Uyarı Allâh Esmâ'sındaki Muhteşem ve Mükemmel Özellikler (Esmâ ül Hüsnâ) Türkçe-Arapça seçenekli Sûreler 1 - FÂTİHA 2 - BAKARA 3 - ÂL-U İMRAN 4 - NİSÂ' 5 - MÂİDE 6 - EN'AM 7 - A'RAF 8 - ENFÂL 9 - TEVBE 10 - YÛNUS 11 - HÛD 12 - YÛSUF 13 - RA'D 14 - İBRAHİYM 15 - HİCR 16 - NAHL 17 - İSRA' 18 - KEHF 19 - MERYEM 20 - TÂHÂ 21 - ENBİYÂ' 22 - HAC 23 - MU'MİNÛN 24 - NÛR 25 - FURKAN 26 - ŞU'ARÂ' 27 - NEML 28 - KASAS 29 - ANKEBÛT 30 - RÛM 31 - LUKMÂN 32 - SECDE 33 - AHZÂB 34 - SEBE' 35 - FÂTIR 36 - YÂSİYN 37 - SÂFFÂT 38 - SÂD 39 - ZÜMER 40 - MU'MİN 41 - FUSSİLET 42 - ŞÛRÂ 43 - ZUHRUF 44 - DUHÂN 45 - CÂSİYE 46 - AHKAF 47 - MUHAMMED 48 - FETH 49 - HUCURAT 50 - KAF 51 - ZÂRİYAT 52 - TÛR 53 - NECM 54 - KAMER 55 - RAHMÂN 56 - VÂKI'A 57 - HADİYD 58 - MÜCÂDELE 59 - HAŞR 60 - MÜMTEHİNE 61 - SAFF 62 - CUMU'A 63 - MÜNAFİKUN 64 - TEĞÂBUN 65 - TALÂK 66 - TAHRİYM' 67 - MÜLK 68 - KALEM 69 - HAKKA 70 - ME'ARİC 71 - NÛH 72 - CİNN 73 - MÜZEMMİL 74 - MÜDDESSİR 75 - KIYAMET 76 - İNSAN 77 - MÜRSELÂT 78 - NEBE' 79 - NÂZİ'AT 80 - 'ABESE 81 - TEKVİYR 82 - İNFİTÂR 83 - MUTAFFİFİYN 84 - İNŞİKAK 85 - BURÛC 86 - TÂRIK 87 - A'LÂ 88 - ĞÂŞİYE 89 - FECR 90 - BELED 91 - ŞEMS 92 - LEYL 93 - DUHA 94 - İNŞİRAH 95 - TİYN 96 - 'ALAK 97 - KADR 98 - BEYYİNE 99 - ZİLZÂL 100 - 'ADİYAT 101 - KARİ'A 102 - TEKÂSÜR 103 - 'ASR 104 - HÜMEZE 105 - FİYL 106 - KUREYŞ 107 - MÂÛN 108 - KEVSER 109 - KÂFİRÛN 110 - NASR 111 - TEBBET 112 - İHLÂS 113 - FELAK 114 - NÂS
 

Yalnızca Türkçe Metin

Arapça Okunuşlu Türkçe Metin

İndirmek için tıklayınız
RÛM SÛRESİ - SES   RÛM SÛRESİ - VİDEO   RÛM SÛRESİ - E-BOOK   RÛM SÛRESİ - PDF
Yazdırmak için tıklayınız
YAZDIRMAK İÇİN TIKLAYINIZ
30 - RÛM SÛRESİ

"Euzü Billahi mineş şeytanir racim"

BismillahirRahmanirRahıym

 

1-) Elif, Lâm, Mim.

2-) Rum (Bizanslılar), mağlup oldu!

3-) Yakın bir bölgede... Onlar (Rum) bu yenilgiden sonra, galip geleceklerdir.

4-) Birkaç sene içinde... Başından sonuna hüküm Allâh'ındır! O zaman iman edenler sevinir (Allâh'ın bildirdiği gerçekleştiği için).

5-) Allâh yardımıyla... Dilediğine zafer verir! "HÛ"; Aziyz'dir, Rahıym'dir.

6-) Allâh'ın vaadi (bu)! Allâh, vaadinden dönmez! Ne var ki insanların ekseriyeti bilmezler.

7-) Onlar kozalarında yaşamaları yüzünden sonsuz gelecek yaşamdan habersizdirler; dünya hayatını madde yanı itibarıyla bilip kabul ederler!

8-) Nefslerindekini (hakikatlerini) hiç tefekkür etmediler mi? Allâh, semâları, arzı ve ikisi arasında olan şeyleri sadece Hak olarak; belli bir ömür süreciyle yarattı! Şüphesiz ki insanlardan çoğu Rablerine ereceklerini inkâr edenlerdir.

9-) Yeryüzünde gezip dolaşıp bakmazlar mı ki, onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu? Onlar (öncekiler), kuvvet itibarıyla bunlardan (şimdikilerden) daha şiddetli idiler... Arzı sürüp alt-üst etmişler ve onu (yeryüzünü), bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi... Onların Rasûlleri onlara açık deliller olarak gelmişti. (Demek ki) Allâh onlara zulmetmiyordu; ne var ki onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

10-) Sonra kötülük (kendilerine zulüm) edenlerin sonu en kötü oldu! Çünkü Allâh'ın işaretlerini yalanlamışlardı; onlarla alay ederlerdi.

11-) Allâh halkı yaratır, sonra onu iade eder; sonra da O'na döndürülürsünüz.

12-) O zamanın gerçekleştiği süreçte, suçlular (şirk ehli) ümitlerini kesip susarlar.

13-) Şirk koştuklarının şefaati olmadı; zira şirk koştuklarının geçersizliğini gördüler!

14-) O saatin (ölüm) yaşandığı süreçte, (iman ve şirk ehli) ayrılırlar.

15-) İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, onlar bir huzur ortamında sevindirilirler.

16-) Hakikat bilgisini inkâr edenler ve varlıklarındaki işaretlerimizi ve sonsuz gelecek yaşama kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar da (o malûm) azabın içinde zorunlu kalırlar!

17-) Subhan'dır Allâh, akşamınızda da sabahınızda da!

18-) Ki, semâlarda ve arzda Hamd O'na aittir... Güneşin tam tepede olduğu ya da kaybolmaya yüz tuttuğu süreçte!

19-) Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü diriden çıkarır ve ölümünden sonra arzı diriltir... Siz de böylece çıkarılacaksınız.

20-) O'nun mucizelerindendir - işaretlerindendir sizi topraktan yaratması... Sonra siz, beşer (kendini beden olarak kabullenen) olarak yayıldınız (oysa halife olarak yaratılmıştınız)!

21-) O'nun işaretlerindendir, kendi benliklerinizden (Esmâ terkibi olarak meydana gelen bilinçlerinizden) eşler (beden) yaratması, onlara yerleşip sükûn bulasınız ve aranızda sevgi ve rahmet oluştursun sizin için diye... Muhakkak ki bu olayda, tefekkür eden bir topluluk için elbette nice işaretler vardır.

22-) O'nun işaretlerindendir, semâlar (bilinç mertebeleri) ile arzın (beyinin - bedenin) yaratılması ve lisanlarınız ile renklerinizin farklı olması... Muhakkak ki bu olayda âlemler (insanlık) için elbette işaretler vardır.

23-) O'nun işaretlerindendir, gecede uyumanız ve gündüz O'nun fazlından talep etmeniz... Muhakkak ki bu olayda algılayan topluluk için elbette işaretler vardır.

24-) O'nun işaretlerindendir ki, korku ve umutlanmanız için size şimşeği (hakikat fikrini şimşek çakması gibi bir an hissettirir) gösterir... Semâdan (beyninizin hakikati olan Esmâ boyutundan - datadan) bir su (ilim) inzâl eder de onun (ilim) ile ölümünden sonra (hakikati yaşamazken) arzı (kendini beden kabullenmiş bilinci) diriltir... Muhakkak ki bunda aklını kullanabilen bir topluluk için elbette işaretler - dersler vardır.

25-) O'nun işaretlerindendir, semâ (bilinç) ve arzın (bedenin) O'nun hükmü olarak yaşamına devam etmesi... Sonra arzdan (bedenden) bir davet ile (Azrailî kuvve) sizi çağırdığı vakit, hemen siz çıkarsınız!

26-) Semâlarda (bilinçli) ve arzda (bedenli) kim varsa, O'nun içindir... Hepsi O'na itaat hâlindedir.

27-) "HÛ" ki halkı ibda (izhar) eden, sonra onu iade eden! Ki o(nu yapmak), O'na kolaydır! Semâlarda ve arzda en âlâ misaller O'nundur! "HÛ"; Aziyz'dir, Hakiym'dir.

28-) Size nefslerinizden bir misal verdi: Siz yaşam gıdalarınızda (mallarınızda), kölelerinizin ortaklığını kabul eder misiniz? Ki siz mallarda onlarla eşit olmayı kabullenip, kendi nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkuyor musunuz? Aklını kullanan bir toplum için dersleri böylece ayrıntılıyoruz.

29-) Hayır, zulmedenler bilgisizce kendi boş istek ve hayallerine tâbi oldular... Allâh'ın saptırdığına hidâyet edecek kimdir? Onlar için yardımcı da yoktur!

30-) Vechini (şuurunu) Hanîf olarak (tanrıya tapınmaksızın, Allâh'a şirk koşmaksızın) o Tek Din'e yönelt! O Allâh Fıtratı'na (beynin ana çalışma sistem ve mekanizması) ki, insanları onun üzerine (o ana sistem ve mekanizmayla) yaratmıştır! Allâh yaratışında değişme olmaz! İşte bu, Din-i Kayyim'dir (sonsuz geçerli Sistem, Sünnetullâh'tır)... Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler.

31-) O'na yönelmişler olarak, O'ndan (yaptıklarınızın sonucunu otomatik olarak yaşatacağı sistem ve düzeni nedeniyle) korunun, salâtı ikame edin ve şirk koşanlardan olmayın!

32-) Din anlayışları parça parça olup ve cemaatlere bölünenlerden olmayın... Her cemaat kendindeki (din anlayışı) ile sevinip mutlu olmakta!

33-) İnsanlara bir sıkıntı dokunduğunda, O'na yönelenlerden olarak Rablerine dua ederler... Sonra onlara kendinden bir rahmet tattırırsa, bir de bakarsın ki onlardan bir fırka Rablerine şirk koşuyorlar.

34-) Kendilerine verdiklerimize nankörlükleri açığa çıksın diye... Hadi (geçici şeylerden) zevklenin bakalım; yakında bileceksiniz.

35-) Yoksa onlara bir güçlü delil inzâl ettik de, şirk koşmalarının sebebi o mu?

36-) İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda, onunla sevinirler... Kendi elleriyle yaptıkları sonucu olarak bir kötülük yaşarlarsa, hemen onlar ümitsizliğe düşerler!

37-) Görmediler mi ki, Allâh, dilediğine yaşam gıdasını genişletir veya kısar... Muhakkak ki bunda, iman eden bir toplum için elbette işaretler vardır.

38-) Yakınlarınıza hakkını verin; yoksullara ve yolcuya da... Bu, Vechullâhı isteyenler için daha hayırlıdır! İşte onlar şartları zorlayarak kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!

39-) İnsanların, malları artsın amacıyla riba almak üzere verdiğiniz şey, Allâh indînde artmaz! Vechullâhı isteyerek zekât (tezkiye, saflaştırma) olarak verdiğinize gelince; işte onlar kat kat arttıranların ta kendileridir!

40-) Allâh ki, sizi yarattı, sonra yaşam gıdasıyla besledi; sonra sizi öldürür (ölümü tattırır), sonra da sizi (yeni bir yaşam boyutunda) diriltir! Sizin eş koştuklarınızdan, bunlardan birini yapan kimse var mı? Münezzeh'tir "HÛ" onların şirk koştuklarından; Âli'dir.

41-) (Allâh'ın) onlara, insanların elleriyle yaptıklarının getirisinin bazısının (sonucunu) tattırması için karada ve denizde bozulma açığa çıktı! Belki geri dönerler.

42-) De ki: "Arzda gezip dolaşın da (sizden) öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Onların çoğunluğu şirk koşanlardı!"

43-) Allâh'tan, geri çevrilmesi mümkün olmayan süreç (ölüm) gelmeden önce, vechini (şuurunu), Din-i Kayyim'e doğrult (İslâm'a - her şeyin Allâh'a mutlak teslim olduğu gerçeğine) ki, o süreçte (insanlar) bölük bölük ayrılırlar.

44-) Kim küfür (inkâr) eder ise, onun inkârı kendi zararınadır... Kim de imanın gereğini uygularsa, kendi nefsi için hazırlamış olur (yaptıklarının karşılığını).

45-) (Allâh,) iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık versin diye... Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkâr edenleri sevmez!

46-) O'nun işaretlerindendir, rüzgârları müjdeciler olarak irsâl etmesi; size rahmetinden tattırması ve gemilerin O'nun hükmünce akıp gitmesi için... O'nun fazlından talep etmeniz ve değerlendirerek müteşekkir olmanız için.

47-) Andolsun ki, senden önce de kendi toplumlarına Rasûller irsâl ettik de onlara açık deliller olarak geldiler... Biz de suç işleyenlerden intikam aldık... İman edenlere yardım etmek hakkımızdır.

48-) Allâh'tır ki, rüzgârları (ilham yollu fikirleri) irsâl eder de bulutları (veri tabanındaki düşünceleri) sürer; onu (o düşünceleri) nasıl isterse öylece semâda (bilinçte) yayar ve onu parça parça kılar (analizler yaptırır); böylece yağmurun (keşfedilen ilmin) onun aralarından çıktığını görürsün... Onu kullarından dilediğine isâbet ettirince, bir de bakarsın ki onlar müjde edilen ile neşelenip seviniyorlar.

49-) Hâlbuki bundan önce, kendilerine (yağmur - ilim) indirilmeden önce elbette mublisîndiler (hakikatle bâtılı birbirine karıştırıp, ayrımını yapamayan).

50-) Allâh'ın rahmetinin eserlerine bak, (ahseni takvim - halife olarak yaratılıp ölümsüz kılınan kendini, beden - madde kabul ederek) ölümünden sonra, arzı (ilimle) nasıl diriltiyor? Muhakkak ki işte O, ölüleri elbette hayata (ölümsüzlüğe) kavuşturandır! "HÛ" her şeye Kaadir'dir.

51-) Andolsun ki eğer bir rüzgâr irsâl etsek de onu sararmış görseler, ondan sonra elbette nankörlüklerine dönerler.

52-) Muhakkak ki sen (bilgisizce kendini toprakta yok olup gidecek beden sanan) ölülere işittiremezsin; (Hakk'a) arkalarını dönüp gittiklerinde sağırlara da işittiremezsin!

53-) Sen basîretsizleri, sapık inançlarından çıkarıp, hakikati gösteremezsin! Sen ancak müslimler (teslim olmuşlar) olmaları dolayısıyla, varlıklarındaki işaretlerimize iman eden kimselere işittirirsin!

54-) Allâh'tır ki, sizi zayıflıkla (hakikatinin farkında olmaksızın) yarattı! Sonra, zayıflığın ardından bir kuvvet (hakikatini - Rabbini bilmenin kuvveleriyle) oluşturdu! Sonra, kuvvetin ardından zayıflık (ismi Allâh olan indînde acziyetini - abd-i âciz) ve ak saçlı (bilge) hâline getirdi... Dilediğini yaratır... "HÛ"; Aliym'dir, Kaadir'dir.

55-) O saatin (ölüm) geldiği süreçte suçlular, (beden yaşamında) bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler... Böylece çevriliyorlardı. (Rabbin indînde bir gün beden yaşamına göre bin yıldır; bağlantısı.)

56-) Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise dedi ki: "Andolsun ki, Allâh'ın Kitabında ("OKU"nası Kitap veya Kitab-ı Mubiyn olarak tanımlanan yaşam boyutunda) bâ's sürecine (yeni bir yapıyla yaşamınıza devam edeceğiniz sürece) kadar kaldınız... İşte bu bâ's (yeni bir yapı ile yaşamınıza devam edeceğiniz) süreçtir... Fakat siz (hakikati) anlamıyordunuz!"

57-) O süreçte (nefsine) zulmedenlere mazeretleri fayda vermez ve onlardan (olumlu bir fiille) şartlarını düzeltmeleri de istenilmez.

58-) Andolsun ki şu Kurân'da insanlar için her çeşit misalden vurguladık! Yemin olsun ki, onlara bir delil getirsen, o hakikat bilgisini inkâr edenler elbette şöyle diyeceklerdir: "Siz palavracısınız!"

59-) Böylece cahillerin şuurlarını Allâh kilitler!

60-) O hâlde sabret! Muhakkak ki Allâh'ın vaadi Hak'tır! İkâna ulaşmamışlar (vaadimizin gerçekleşmesi sürecinde) seni hafife alamayacaklardır!

AHMED HULÛSİ'NİN RESMİ WEB SİTESİ SADECE www.ahmedhulusi.org ADRESİDİR. FACEBOOK VE BENZERİ SOSYAL İLETİŞİM SİTELERİ VEYA HERHANGİ BİR İNTERNET SİTESİNDE, RESMİ WEB SİTEMİZ www.ahmedhulusi.org ADRESİNDEN ORİJİNALİNE SADIK KALINARAK YAPILMIŞ ALINTILARIN DIŞINDAKİ, AHMED HULÛSİ ADI ALTINDA YAZILAN, KONUŞULAN, SÖYLENENLERİN HİÇBİRİ AHMED HULÛSİ'YE AİT DEĞİLDİR. GEREĞİNCE DUYURULUR.
 
KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ İLE İLGİLİ TELİF HAKLARI
© "Allâh İlminden Yansımalarla KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ" isimli kitabımız telif hakları yasası kapsamındadır. Bu nedenle YALNIZCA hayır amacıyla; PARASIZ, KARŞILIKSIZ hediye olarak dağıtmak isteyenlere ORİJİNALİNE TÜMÜYLE SADIK KALMAK VE KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA baskı, çoğaltma, yayınlama ve tercüme etme izni verilir. Ancak, hazırlayanın, bu çalışmanın ebeden parayla satılmasına izin ve rızası yoktur. Ahmed Hulûsi'nin görüşüne göre KUR'ÂN-I KERÎM ve çevirileri üzerine yapılan çalışmaların maddi çıkarlar için kullanılması büyük vebal getirir! Diğer bütün eserlerimiz ise web sitemiz üzerinden ücretsiz olarak okunabilir, dinlenilebilir, bilgisayara indirilebilir, çoğaltılabilir; YAZAR ve KAYNAK ADRESİ BELİRTMEK ŞARTIYLA bireysel veya toplumsal iletişim araçlarıyla paylaşılabilirler. ALLÂH ilminin karşılığı alınmaz.
 
www.ahmedhulusi.org web sitesinin hosting hizmeti dataisdata.net tarafından verilmektedir.
Site yöneticisi: Cem ERDEMİRBİLEK
Ulaşmak için: cem@ahmedhulusi.org
Ahmed Hulûsi'nin eserlerini Kitsan Yayınevi'nden temin edebilirsiniz.
Tel: +90 (212) 513 67 69
online ziyaretçi: 25        ip adresiniz: 38.107.179.217
2012 ® Ahmed Hulûsi Resmi Web Sitesi. Tamamı ücretsiz kitaplar, kitapçıklar, sesli kitaplar, e-book'lar, sesli ve görüntülü sohbetler,
çeviriler, seslendirmeler ve ayrıca sürekli eklenen güncel yazılarla tüm insanlarla karşılıksız paylaşım.