English   |   Deutsch   |   Français   |   Español   |   Pусский   |   Polski   |   Nederlands   |   Shqip   |   Kiswahili   |   Azeri   |   Bosanski
ALLÂH İLMİNDEN YANSIMALARLA
KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ
Dinlemek için
Okumak için
Kurân'ı Anlamak İçin Ön Bilgi Kur'ân-ı Kerîm Çözümü ile İlgili Önemli Açıklama Kur'ân-ı Kerîm'in Çözümü Zorunlu Bir Uyarı Allâh Esmâ'sındaki Muhteşem ve Mükemmel Özellikler (Esmâ ül Hüsnâ) Türkçe-Arapça seçenekli Sûreler 1 - FÂTİHA 2 - BAKARA 3 - ÂL-U İMRAN 4 - NİSÂ' 5 - MÂİDE 6 - EN'AM 7 - A'RAF 8 - ENFÂL 9 - TEVBE 10 - YÛNUS 11 - HÛD 12 - YÛSUF 13 - RA'D 14 - İBRAHİYM 15 - HİCR 16 - NAHL 17 - İSRA' 18 - KEHF 19 - MERYEM 20 - TÂHÂ 21 - ENBİYÂ' 22 - HAC 23 - MU'MİNÛN 24 - NÛR 25 - FURKAN 26 - ŞU'ARÂ' 27 - NEML 28 - KASAS 29 - ANKEBÛT 30 - RÛM 31 - LUKMÂN 32 - SECDE 33 - AHZÂB 34 - SEBE' 35 - FÂTIR 36 - YÂSİYN 37 - SÂFFÂT 38 - SÂD 39 - ZÜMER 40 - MU'MİN 41 - FUSSİLET 42 - ŞÛRÂ 43 - ZUHRUF 44 - DUHÂN 45 - CÂSİYE 46 - AHKAF 47 - MUHAMMED 48 - FETH 49 - HUCURAT 50 - KAF 51 - ZÂRİYAT 52 - TÛR 53 - NECM 54 - KAMER 55 - RAHMÂN 56 - VÂKI'A 57 - HADİYD 58 - MÜCÂDELE 59 - HAŞR 60 - MÜMTEHİNE 61 - SAFF 62 - CUMU'A 63 - MÜNAFİKUN 64 - TEĞÂBUN 65 - TALÂK 66 - TAHRİYM' 67 - MÜLK 68 - KALEM 69 - HAKKA 70 - ME'ARİC 71 - NÛH 72 - CİNN 73 - MÜZEMMİL 74 - MÜDDESSİR 75 - KIYAMET 76 - İNSAN 77 - MÜRSELÂT 78 - NEBE' 79 - NÂZİ'AT 80 - 'ABESE 81 - TEKVİYR 82 - İNFİTÂR 83 - MUTAFFİFİYN 84 - İNŞİKAK 85 - BURÛC 86 - TÂRIK 87 - A'LÂ 88 - ĞÂŞİYE 89 - FECR 90 - BELED 91 - ŞEMS 92 - LEYL 93 - DUHA 94 - İNŞİRAH 95 - TİYN 96 - 'ALAK 97 - KADR 98 - BEYYİNE 99 - ZİLZÂL 100 - 'ADİYAT 101 - KARİ'A 102 - TEKÂSÜR 103 - 'ASR 104 - HÜMEZE 105 - FİYL 106 - KUREYŞ 107 - MÂÛN 108 - KEVSER 109 - KÂFİRÛN 110 - NASR 111 - TEBBET 112 - İHLÂS 113 - FELAK 114 - NÂS
 

Yalnızca Türkçe Metin

Arapça Okunuşlu Türkçe Metin

İndirmek için tıklayınız
MU'MİNÛN SÛRESİ - SES   MU'MİNÛN SÛRESİ - VİDEO   MU'MİNÛN SÛRESİ - E-BOOK   MU'MİNÛN SÛRESİ - PDF
Yazdırmak için tıklayınız
YAZDIRMAK İÇİN TIKLAYINIZ
23 - MU'MİNÛN SÛRESİ

"Euzü Billahi mineş şeytanir racim"

BismillahirRahmanirRahıym

 

1-) Gerçek şu ki, iman edenler, kurtulmuştur!

2-) Onlar (iman edenler) salâtlarında hakkıyla Allâh'a yönelmenin yaşantısı içindedirler;

3-) Onlar boş laf ve boş işlerden yüz çeviricidirler;

4-) Onlar arınmak - saflaşmak (zekât) için ne gerekirse yaparlar;

5-) Onlar cinsel organlarını evlilik dışı ilişkilerden korurlar.

6-) Eşleri veyahut sağ ellerinin mâlik oldukları müstesna... Çünkü onlar kınanmış değillerdir.

7-) Artık kim bundan ötesini (daha değişiğiyle seks arzusu) isterse, işte onlar haddini aşanların ta kendileridirler.

8-) Ayrıca onlar (o iman edenler) ki kendilerine emanet edilmiş olana ihanet etmeyip, verdikleri sözlere uyarlar.

9-) Yine onlar ki salâtlarını muhafaza ederler (Allâh'a yönelişleri - müşahedeleri süreklidir).

10-) İşte onlardır vârisler!

11-) Ki, Firdevs'e (cennet yaşamına) vâris olmuş bu kimseler orada sonsuza dek yaşarlar.

12-) Andolsun ki insanı tıyn'den (balçıktan; su + mineral terkibinden) meydana gelen bir sülaleden (sperm - genetik yapıdan) yarattık.

13-) Sonra onu sağlam bir karargâhta bir nutfe oluşturduk.

14-) Sonra o nutfeyi bir alaka (genetik yapılı embriyo) yarattık, sonra o alakayı bir mudga (bir çiğnemlik et) yarattık, sonra o mudgaya kemikler yarattık, nihayet o kemiklere de et giydirdik... Sonra onu bir başka (ruhun oluşumu) ile inşa ettik... Yaratıcıların en güzeli Allâh, ne yücedir!

15-) Sonra, muhakkak ki siz bunun ardından elbette öleceksiniz (biyolojik bedensiz yaşama geçeceksiniz).

16-) Sonra, kesinlikle siz kıyamet sürecinizde (olarak ölümün akabinde) bâ's olunacaksınız (yeni bir beden yapıyla yeni bir boyutta yer alacaksınız).

17-) Andolsun ki fevkinizde yedi yol (yedi bilinç mertebesinin yaşam yolu - evrendeki tüm yaratılmışlar bu yedi düzeyden birini yaşar) yarattık... Onların halk edilişinden gâfiller değiliz.

18-) Semâdan belli bir ölçü ile su inzâl ettik de onu arzda durdurduk (arza - bedene onunla hayat verdik)... Doğrusu onu gidermeye de elbette Kaadirleriz.

19-) Onunla sizin için hurma ağaçlarından ve üzümlerden bahçeler (cennetler - şuur boyutunun yaşanası güzellikleri) inşa ettik... Onlarda sizin için birçok meyveler (marifetler, kemâlâtlar) vardır ve onlardan yiyorsunuz da.

20-) Ve (yine o su ile) Tur-i Sîna'dan (Musa'ın Rabbiyle buluştuğu mahal) çıkan, yağ veren ve yiyenler için bir katık olan (zeytin) ağaç. (İncirin, teklikteki çokluk sembolüne karşı zeytin de direkt teklik sembolü olarak değerlendirilir, tasavvuf düşüncesinde.)

21-) En'amda (kurban olabilecek çiftlik hayvanları; bedendeki o tür kuvveler) da sizin için elbette bir ibret vardır... Onların karınlarında olanlardan sizi besleriz... Onlarda sizin için pek çok menfaatlar vardır ve onlardan yersiniz de.

22-) Onların (hayvanların) üzerinde ve gemilerin üzerinde yüklenilip taşınıyorsunuz.

23-) Andolsun ki Nuh'u kavmine irsâl ettik de (o kavmine) dedi ki: "Ey kavmim! Allâh'a kulluk edin (bunu fark edin)! "HÛ"nun gayrı olarak bir tanrınız olamaz! Hâlâ ittika etmiyor musunuz = korkup korunmuyor musunuz?"

24-) Onun (Nuh'un) kavminden, hakikat bilgisini inkâr eden geleneksel toplumun ileri gelenleri dedi ki: "Bu sizin gibi beşerden başka değil... Size üstünlük murat ediyor... Eğer Allâh dileseydi (bir beşer irsâl etmek yerine) elbette melekler inzâl ederdi... Biz ilk atalarımızdan böyle bilgi duymadık."

25-) "O kendisinde cinnet olan (cin etkisindeki) bir adam... Bir süre Onu gözetleyin bakalım."

26-) (Nuh) dedi ki: "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşın yardım et bana."

27-) Bunun üzerine Ona (Nuh'a) vahyettik ki: "Gözlerimiz olarak (gözetimimiz anlamına gelse de burada mâiyet sırrına işaret vardır) ve vahyimizle gemiyi yap... İş başladığında (sular yükseldiğinde) ve fırın kaynadığı (buhar kazanı mı vardı acaba) vakit, her eşi olandan bir çift ve onlardan, aleyhine daha önce hüküm verilmiş olanlar hariç ehlini, gemiye al. Zâlimler hakkında benimle muhatap olma! Kesinlikle onlar boğulacaklardır."

28-) "Sen ve seninle beraber olanlar gemiye yerleştiğinizde, de ki: 'Hamd, bizi zâlimler topluluğundan kurtaran Allâh'a aittir.'"

29-) "Ve de ki: 'Rabbim, mübarek bir mahale yerleştir beni... Sen yerleştirenlerin en hayırlısısın.'"

30-) Muhakkak ki bunda işaretler vardır... Biz elbette sınarız (ki kişi kendi kapasitesini görsün).

31-) Sonra, onların ardından başka bir nesil inşa ettik.

32-) İçlerinde: "Allâh'a kulluk edin... O'nun gayrından bir tanrınız yoktur... Hâlâ (yaptıklarınızın sonuçlarını yaşamaktan) korkup korunmuyor musunuz?" (diyen) kendilerinden bir Rasûl irsâl ettik.

33-) Onun kavminden hakikat bilgisini inkâr edenler, sonsuz geleceklerini yaşamayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refaha - imkânlara kavuşturduğumuz o gelenekçi ileri gelenler dedi ki: "Bu sizin gibi bir beşerden başka değil... Sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor."

34-) "Andolsun ki, eğer sizin gibi bir beşere itaat ederseniz, muhakkak ki siz hüsrana uğrayanlar olursunuz."

35-) "(O Rasûl) size, öldüğünüz, toprak ve kemikler olduğunuzda, kesinlikle (yeni bir boyuta) çıkarılacağınızı mı vadediyor?"

36-) "Heyhat, heyhat böyle bir şeyin oluşması çok uzak!"

37-) "O (yaşam) sadece dünya hayatından ibarettir! Ölümümüz de yaşamımız da buradadır! Bizim ölüm sonrasında, yeni bir şekilde yaşamamız söz konusu olamaz!"

38-) "O (Rasûl), Allâh'a iftira eden yalancıdır o! Biz Ona inanmayız!"

39-) (Rasûl) dedi ki: "Rabbim! Yardım et, beni yalanlamalarına karşın bana!"

40-) "Kısa bir süre sonra pişman olacaklardır" cevabını aldı.

41-) Korkunç ses dalgası onları Hak olarak yakaladı da, onları süprüntüye çevirdik! Zulmedenler kalabalığına, uzaklığın sonuçları yaşatılır!

42-) Sonra, onların ardından başka nesiller inşa ettik.

43-) Hiçbir topluluk ne ömrünü aşabilir, ne de erken gidebilir!

44-) Sonra Rasûllerimizi birbiri ardınca irsâl ettik... Her bir topluluğa kendi Rasûlü geldikçe, Onu yalanladılar... Biz de onları art arda helâk ettik (yaptıklarının sonucunu yaşattık); onları ibretlik hikâyeler kıldık... Uzak olmanın sonuçlarını yaşasınlar, iman etmeyen kalabalıklar!

45-) Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u, delillerimiz ve karşı konulamaz potansiyel olarak, karşılarına çıkardık.

46-) Firavun'a ve onun ileri gelenlerine... Sadece kibirlilik tasladılar ve baş eğmeyen bir topluluk oldular.

47-) Hatta şöyle dediler: "Onların halkı bize kulluk ederken, bizim benzerimiz olan iki beşere mi iman edeceğiz?"

48-) O ikisini yalanladılar; bu yüzden de yok edilenlerden oldular.

49-) Andolsun ki, (İsrailoğulları) hakikate ersinler diye Musa'ya hakikat BİLGİsini verdik.

50-) Meryemoğlu'nu ve anasını bir mucize kıldık... Ve o ikisini akarsuyu olan yüksek bir yere yerleştirdik.

51-) Ey Rasûller... Temiz gıdalardan yeyin ve yararlı fiiller yapın... Muhakkak ki Ben, amellerinizi Aliym'im (amellerinizin karşılığı var).

52-) İşte şu tek bir ümmet olarak, sizin toplumunuzdur... Ben de sizin Rabbinizim, o hâlde (yaşatabileceklerimden) korunun!

53-) (Din - sistem tek iken) onlar muhtelif yorumlar hâlinde aralarında işlerini parçaladılar... Her grup kendi kabul ettikleriyle hoşnuttur.

54-) Bir süre onları kozaları içinde bırak!

55-) Sanıyorlar mı ki, zenginlik ve oğulları (dünya hayatının süslerini) kendilerine vermekle;

56-) Onlar için hayırlar (olsun diye) koşuşturuyoruz! Hayır, onlar farkında değiller!

57-) Onlar ki Rablerinin haşyetinden titreyenlerdir (hakikati müşahede sonucu).

58-) Onlar ki varlıklarındaki Rablerinin işaretlerine iman edenlerdir.

59-) Onlar ki Rablerine ortak koşmayanlardır (kendilerinde açığa çıkanın Rablerinin Esmâ'sı olduğu bilincindedirler - fenâfillâh).

60-) Onlar ki verdiklerini, Rablerine rücu edecekleri düşüncesiyle verirler.

61-) İşte onlar hayırlar için yarışırlar... Onlar hayır yapma yarışında öne geçenlerdir.

62-) Hiçbir bilince kapasitesinin üstündekini teklif etmeyiz... Hak olarak açığa çıkan (her birimin yaratılış amacına göre hak ettiğini gösteren) BİLGİ vardır... Onlara haksızlık yapılmaz!

63-) Fakat onların şuurları bundan koza içindedir... Bundan başka (nefsanî dürtülerle, bedensel zaaflarla) yapageldikleri o işler de vardır.

64-) Nihayet onların pişmanlıktan doğan itirafları içinde azaplarıyla yakaladığımızda, hemen yalvara-yakara feryat ederler.

65-) "Bugün feryat etmeyin! Muhakkak ki siz bizden yardım alamazsınız!"

66-) "İşaretlerim size bildiriliyordu da, siz topuklarınız üzerine gerisin geri dönüyordunuz."

67-) "Ona, kibir taslayarak, geceleri hezeyan yaşıyordunuz!"

68-) O sözü gereğince düşünmediler mi? Yoksa atalarına gelmemiş bir şey kendilerine ilk defa mı geldi?

69-) Yoksa Rasûlleri tanımadıkları biri de, (bu yüzden) Onu inkâr mı ediyorlar?

70-) Yoksa: "Onda bir cinnet var" mı diyorlar? Bilakis, O kendilerine Hak olarak gelmiştir! Onların çoğunluğu Hak'tan hoşlanmazlar!

71-) Eğer Hak onların hevâlarına tâbi olsaydı; Semâlar, Arz ve onların arasında ne varsa elbette bozulur giderdi... Hayır, onlara Zikirlerini (hakikatlerini hatırlatan bilgiyi) verdik... Onlar kendi Zikirlerinden (hakikatlerinin bilgisinden) yüz çeviricilerdir.

72-) Yoksa onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin bağışı daha hayırlıdır... O, yaşam gıdasıyla besleyen, en hayırlı olandır.

73-) Muhakkak ki sen, onları sırat-ı müstakime davet edersin.

74-) Sonsuz geleceklerine iman etmeyenler, o sırattan sapıyorlar.

75-) Eğer onlara merhamet edip de kendilerinden sıkıntılı hâllerini kaldırsak, mutlaka kör ve şaşkın hâlde, tuğyanları (hakikatlerine başkaldırı) içinde kalmaya devam ederler.

76-) Andolsun ki onları azap ile yakaladık... Rablerine boyun eğmediler ve yakarmadılar!

77-) Nihayet üzerlerine şiddetli bir azap sahibi bir kapı açtığımızda, birdenbire o azabın içinde ümitsiz kalıverirler.

78-) "HÛ"dur ki; sizin için sem' (algılama melekesi), basarlar (gözler) ve fuadlar (Esmâ mânâ özelliklerini şuura yansıtıcılar - kalp nöronları) inşa etti... Ne az şükrediyorsunuz!

79-) "HÛ"dur ki; sizi arzda (bedende) yaratıp çoğalttı... O'na haşr olunacaksınız!

80-) "HÛ"dur dirilten ve öldüren... Gece ve gündüzün dönüşümü O'nun içindir... Hâlâ aklınız ermiyor mu?

81-) Ne var ki, onlar da öncekilerin söylediğinin benzerini söylediler.

82-) Dediler ki: "Ölüp, toprak ve kemikler olduğumuzda gerçekten yeni bir yapıyla yaşama devam edecek miyiz?"

83-) "Andolsun ki biz de bizden önceki atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değil."

84-) De ki: "Kim içindir arz ve onda olan kim? Eğer biliyorsanız (söyleyin)."

85-) "Allâh içindir", diyecekler! De ki: "Hâlâ düşünüp değerlendirmeyecek misiniz?"

86-) De ki: "Yedi semânın Rabbi ve Aziym Arş'ın Rabbi kimdir?"

87-) "Allâh içindir", diyecekler! De ki: "O hâlde korkup korunmaz mısınız?"

88-) De ki: "Her şeyin melekûtu (derûnu - içselliği), (ilim - kudret) elinde olan, (varlığıyla bizâtihi her şeyi) himaye edip koruyan, fakat kendisi korunmayan kimdir? Varsa ilminiz konuşun!"

89-) "Allâh içindir", diyecekler! De ki: "Nasıl oluyor da (dünyanızla) büyüleniyorsunuz?"

90-) Hayır, biz onlara Hak olarak geldik... Onlarsa kesinlikle yalancılardır.

91-) Allâh çocuk edinmez! O yanı sıra bir tanrı da yoktur! Öyle olsaydı, her bir tanrı yarattığı ile bir yana gider; kimi kimine üstün gelirdi! Allâh onların tanımlamalarından Subhan'dır (ötedir)!

92-) Gaybı da şehâdeti de Bilen'dir... Onların ortak koşmalarından yücedir!

93-) De ki: "Rabbim, eğer onlara tehdit olundukları şeyi bana göstereceksen..."

94-) "O zaman beni zâlimler kavmi içinde tutma Rabbim!"

95-) Doğrusu biz, onları tehdit ediyor olduğumuz şeyi sana gösterecek güce sahibiz!

96-) Kötülüğü (bâtılı, göreselliği) en güzel olan (Hak, sistem bilinci) ile defet! Onların (seni) tanımlamalarını biliriz.

97-) Ve de ki: "Rabbim! (bedenselliğe çeken) şeytanların vesveselerinden sana (hakikatimdeki koruyucu Esmâ'na) sığınırım."

98-) "Ve sana (hakikatimdeki koruyucu Esmâ'na) sığınırım Rabbim, çevremde bulunmalarından."

99-) Nihayet onlardan birine ölüm geldiğinde dedi ki: "Rabbim beni (dünya yaşamına) geri döndür."

100-) "Tâ ki (önemsemeyip) uygulamadığım şeylerde (iman üzere yaşamda, kuvveden fiile çıkarmadıklarımda) sonsuz geleceğime yararlı çalışmalar yapayım!"... Hayır (geri dönüş asla mümkün değil)! Öyle bir şey söyler ki geçerliliği yoktur (sistemde yeri yoktur)! Arkalarında yeniden bâ's olunacakları sürece kadar, bir berzah (boyutsal farklılık) vardır (geri dönemezler; reenkarnasyon da {ikinci defa dünya yaşamı} mümkün değildir)!

101-) Sur'a üflendiğinde (yeni bir bâ's için süreç başladığında), o gün aralarında nispetler (beşerî mensubiyetler, akrabalıklar, etiketler; dünyada birbirlerini tanımalarını sağlayan görünümleri) olmayacak! Sualleşmezler de (dünyadaki nispetlere/iletişime göre birbirlerini sormazlar da).

102-) Kimin ölçüm değerleri (tartısı) ağır gelirse, işte onlar kurtulacakların ta kendileridir.

103-) Kimin ölçüm değerleri hafif gelirse, onlar da nefslerini hüsrana uğratanların ta kendileridir... Yanma ortamında sonsuza dek kalırlar!

104-) Onların vechlerini o ateş yalar... Onların suratları orada azapla gerilip dişleri öne fırlar!

105-) "İşaretlerim size bildirilmedi mi? Ve siz onları yalanlamadınız mı?"

106-) Dediler ki: "Rabbimiz! Mutsuzluğa yol açan arzularımız ağır bastı; sapıp kaybolmuş bir topluluk olduk."

107-) "Rabbimiz... Çıkar bizi oradan... Eğer döner (aynısını yapar) isek, muhakkak biz zâlimleriz."

108-) Dedi ki: "Sinin orada... Bana da yönelmeyin!"

109-) "Gerçek şu ki kullarımdan bir kısmı: 'Rabbimiz, iman ettik... Bizi mağfiret et ve bize rahmet et... Sen Rahıym olanların en hayırlısısın' derlerdi (de)..."

110-) "Siz onları alaya aldınız! Hatta (bu hâliniz) Zikrimi (hakikatinizdeki varlığımı hatırlamayı) size unutturdu! Siz onlara gülüyordunuz."

111-) "Muhakkak ki sabretmelerinin karşılığını onlara bugün Ben verdim... Ki onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir."

112-) Dedi ki: "Arz içinde (beden yaşamında) kaç sene kaldınız?"

113-) Dediler ki: "Bir gün ya da günün birazı kaldık... Sayanlara sor!"

114-) Dedi ki: "Ancak az (bir süre) kaldınız, eğer gerçekten bilseydiniz!"

115-) "Sizi boş yere yarattığımızı ve sizin gerçekten bize rücu ettirilmeyeceğinizi mi sandınız?"

116-) Melik ve Hak olan Allâh pek yücedir! Tanrı yoktur, sadece "HÛ"! Keriym Arş'ın Rabbidir.

117-) Kim Allâh ile yanı sıra başka tanrıya yönelirse -ki o konuda hiçbir kanıtı olamaz- onun getirisi ancak Rabbinin indîndedir... Muhakkak ki hakikat bilgisini inkâr edenler kurtuluşa eremezler!

118-) De ki: "Rabbim, mağfiret ve merhamet et! Sen Rahıym olanların en hayırlısısın!"

AHMED HULÛSİ'NİN RESMİ WEB SİTESİ SADECE www.ahmedhulusi.org ADRESİDİR. FACEBOOK VE BENZERİ SOSYAL İLETİŞİM SİTELERİ VEYA HERHANGİ BİR İNTERNET SİTESİNDE, RESMİ WEB SİTEMİZ www.ahmedhulusi.org ADRESİNDEN ORİJİNALİNE SADIK KALINARAK YAPILMIŞ ALINTILARIN DIŞINDAKİ, AHMED HULÛSİ ADI ALTINDA YAZILAN, KONUŞULAN, SÖYLENENLERİN HİÇBİRİ AHMED HULÛSİ'YE AİT DEĞİLDİR. GEREĞİNCE DUYURULUR.
 
KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ İLE İLGİLİ TELİF HAKLARI
© "Allâh İlminden Yansımalarla KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ" isimli kitabımız telif hakları yasası kapsamındadır. Bu nedenle YALNIZCA hayır amacıyla; PARASIZ, KARŞILIKSIZ hediye olarak dağıtmak isteyenlere ORİJİNALİNE TÜMÜYLE SADIK KALMAK VE KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA baskı, çoğaltma, yayınlama ve tercüme etme izni verilir. Ancak, hazırlayanın, bu çalışmanın ebeden parayla satılmasına izin ve rızası yoktur. Ahmed Hulûsi'nin görüşüne göre KUR'ÂN-I KERÎM ve çevirileri üzerine yapılan çalışmaların maddi çıkarlar için kullanılması büyük vebal getirir! Diğer bütün eserlerimiz ise web sitemiz üzerinden ücretsiz olarak okunabilir, dinlenilebilir, bilgisayara indirilebilir, çoğaltılabilir; YAZAR ve KAYNAK ADRESİ BELİRTMEK ŞARTIYLA bireysel veya toplumsal iletişim araçlarıyla paylaşılabilirler. ALLÂH ilminin karşılığı alınmaz.
 
www.ahmedhulusi.org web sitesinin hosting hizmeti dataisdata.net tarafından verilmektedir.
Site yöneticisi: Cem ERDEMİRBİLEK
Ulaşmak için: cem@ahmedhulusi.org
Ahmed Hulûsi'nin eserlerini Kitsan Yayınevi'nden temin edebilirsiniz.
Tel: +90 (212) 513 67 69
online ziyaretçi: 30        ip adresiniz: 38.107.179.218
2012 ® Ahmed Hulûsi Resmi Web Sitesi. Tamamı ücretsiz kitaplar, kitapçıklar, sesli kitaplar, e-book'lar, sesli ve görüntülü sohbetler,
çeviriler, seslendirmeler ve ayrıca sürekli eklenen güncel yazılarla tüm insanlarla karşılıksız paylaşım.