English   |   Deutsch   |   Français   |   Español   |   Pусский   |   Polski   |   Nederlands   |   Shqip   |   Kiswahili   |   Azeri   |   Bosanski
 
11 Ekim 2013

Yazı sayfası için tıklayınız
 
İBADET hakkında
SECDE

"Secde hâli, kulun ALLÂH'a en yakın olduğu hâldir" buyuruluyor...

"Secde" nedir ki "ALLÂH"a en yakın hâl oluyor?

"Secdede kul ile Allâh arasında perde yoktur!" deniyor...

Nerede deniyor?

"Secde"de!

Kimde? Secde edende!

Kıyamet günü, mahşer yerinde "Allâh'a secde edin" denecek...

Bir kısmı secde edecek, birçokları da secde etmek isteyecek fakat başaramayıp tahta gibi öne, ya da yana devrilecek! Beli dümdüz olup âdeta betonlaşacak! Bir türlü secdeye gidemeyecek!

Dünya'da, istemedikleri için secde etmeyenler var...

Secde etmek istedikleri hâlde, secde edemeyenler var!

Bir de şu anda namaz kılan, ama secde etmeyenler(!) var!

"Secde" etmek ne demektir?

"Allâh"a secde etmek, O mutlak varlık yanı sıra, ne senin ne de bir başka varlığın, vücudunun "var" olmadığını idrak etmek, müşahede etmektir!

"Ben yokum, sadece ALLÂH var!" demektir.

Veya bir diğer anlamıyla, "Var olan yegâne varlık Vâhid-ül Ahad olan Allâh", demektir, "secde"nin mânâsı...

"Sadece bedenimle değil, şuurum, ruhum ve varlığımla sana secde ediyorum" demek için secdeye erdiğin anda, secde hâlindeyken, "Var olan yegâne varlık, Vâhid-ül Ahad olan Allâh'tır! "O"nun dışında "biz" yokuz"... diye düşünebilmek lazım.

"Biz" derken burada neye atıf yaptık?

"İyyake na'budu"ya!..

Bu "secde"yi yapabildiysen, ondan sonra kalkar oturursun, oturduğun zaman Hz. Rasûlullâh gibi:

"Va'fuanna, vağfirlena, verhamna" dersin; ve ayrıca istersen "vehdina"yı da ilave edersin... Secdeden kalkıp oturduğun zaman!

Bunu söyledikten sonra, bu "secde"den hâsıl olan mânâyı fark etmeyi takdir ettiği için, şükür olarak ikinci defa secdeye gider; üç defa daha "Subhane Rabbiyel âlâ" veya "SubhanAllâhi ve Bihamdihi" dersin.

Böylece namazın o rekâtı, bu şükür secdesi ile tamamlanmış olur!

Birinci "secde", yokluk; ikinci "secde", yokluğun müşahedesini ihsan eden "Allâh"a şükür secdesidir.

Kıyamın, yani ayakta Kur'ân okuma sürecinin; ve rükûnun sonrasında "secde"nin iki olmasının sebebi, birinci secde ile rekâtı tamamladıktan sonra, bunu tamamlamayı ihsan eden "Allâh"a şükürdür.

Anlayabileceğimiz kadarıyla işte bu "havâss"ın namazıdır.

Bu havâss'ın "ikame" ettiği namazın ötesinde, bir de "hassül havâss", "mukarreb" denen, "Allâh"a kurbiyet kazanmış, evliyanın ileri derecelilerinde yaşanan "daimî namaz" hâli söz konusudur.

1- "Kılınan" namaz...

2- "İkame" olunan namaz...

3- "Daimî" namaz...

"Daimî" namaz nedir?

Namaz, ana yapısı itibarıyla, "ikame" olunan namazdır dedik.

"İkame" namaz sonucunda "secde" ile namazın kemâline ulaşırsan; bu "ikame" olunan namaz kişiye "urûc" sağlar ve "mi'râc" hâsıl olur!

"Mi'râc"; kişinin "Kab-ı kavseyn" veya "ev ednâ" makâmında, "Allâh"ı müşahede etmesi!

Ya da, daha açık ifadesiyle, kendi varsayım benliğinin, hiç varsayılmamışcasına ortadan kalkıp, "BÂKÎ ALLÂH"tır hükmünce bütün Esmâ ve sıfatlarıyla BÂKÎ olması hâlidir.

"Urûc"un neticesinde hâsıl olan "Mi'rac" ile o kişi, İlâhî bakâ ile "BÂKÎ" olur!.. Sen, Onu kendin gibi sanırsın; ama O, "Allâh'la Bâkî" durumdadır! Ve bu hâl ile hayatını sürdürür.

Hz. Rasûlullâh'a baktıkları zaman; O da bizim gibi yiyip içiyor, aramızda dolaşıyor, çarşı pazar geziyor, ne ayrıcalığı var dediler... Ama O, ilâhî hakikati hissedip yaşayan, "Mi'rac" sahibi olan; ve bunu bize bildiren "Allâh Rasûlü" idi!

Dışarıdan bakanlar, O "daimî namaz" ehlini kendileri gibi görürler; ama bilmezler ki O, varlıkta "Bâkî olan Allâh"ın yalnızca bir Esmâ zuhurudur!

İşte bu hâl, "ölmeden evvel ölerek", şuur boyutunda kişisel kıyametin kopup; "Sümme ileyna turceûn", "ve dahi bize döneceksiniz" âyetinin mânâsı ortaya çıkıp; basit tâbiriyle "kişinin Allâh'a rücu etmesi"dir.

Allâh'tan gelenin Allâh'a rücu etmesidir!..

İşte bu da "mukarreb"lerin "daimî namazı"!

Bunu başka nasıl anlatmak lazım bilemiyorum! Ancak yaşayan bilir! Daha fazlasıyla anlatılması bizce mümkün değil!

İşte, İslâm'ın ikinci şartı olan namaz!

AHMED HULÛSİ
1997
İSLÂM'IN TEMEL ESASLARI
İndirmek için tıklayınız
SECDE - E-BOOK   SECDE - PDF
Yazdırmak için tıklayınız
AHMED HULÛSİ'NİN RESMİ WEB SİTESİ www.ahmedhulusi.org , TWITTER HESABI: @AhmedHulusi ve FACEBOOK HESABI: Ahmed-Hulusi ADRESLERİDİR. BU ADRESLER DIŞINDAKİ SOSYAL İLETİŞİM SİTELERİ VEYA HERHANGİ BİR İNTERNET SİTESİNDE, www.ahmedhulusi.org ADRESİNDEN ORİJİNALİNE SADIK KALINARAK YAPILMIŞ ALINTILARIN DIŞINDAKİ, AHMED HULÛSİ ADI ALTINDA YAZILAN, KONUŞULAN, SÖYLENENLERİN HİÇBİRİ AHMED HULÛSİ'YE AİT DEĞİLDİR.
TELİF HAKLARI
® Eserlerimizin hiçbirinde telif hakından kaynaklanan herhangi bir tür bedel talebi yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED (aleyhisselâm)'ın bildirip açıkladığı "ALLÂH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücretsiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK ADRESİ BELİRTMEK ŞARTIYLA bireysel veya toplumsal iletişim araçlarıyla, internet üzerinden veya her yoldan çevrenizle paylaşabilirsiniz. Ancak yayınlarımızın hiçbiri bu vb. yollar kullanılarak çoğaltılıp yazılı izin almaksızın satılamaz. Allâh ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.
www.ahmedhulusi.org web sitesinin hosting hizmeti dataisdata.net tarafından verilmektedir.
Site yöneticisi: Cem ERDEMİRBİLEK
Ulaşmak için: cem@ahmedhulusi.org
www.okyanusum.com   www.allahvesistemi.org
Ahmed Hulûsi'nin eserlerini Kitsan Yayınevi'nden temin edebilirsiniz.
Tel: +90 (212) 513 67 69
online ziyaretçi: 78        ip adresiniz: 54.89.92.161
2013 ® Ahmed Hulûsi Resmi Web Sitesi. Tamamı ücretsiz kitaplar, kitapçıklar, sesli kitaplar, e-book'lar, sesli ve görüntülü sohbetler,
çeviriler, seslendirmeler ve ayrıca sürekli eklenen güncel yazılarla tüm insanlarla karşılıksız paylaşım.